Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Sanat, Dayanışma ve Sivil Toplum: Defne Demirel ile Söyleşi

Müzik ve dansı yalnızca bir meslek değil, toplumsal bir sorumluluk olarak gören Defne Demirel, mezun sanatçıların görünmez sorunlarını dayanışmayla aşmayı hedefleyen Müzik ve Dans Mezunları Derneği’nin yolculuğunu anlatıyor.

Müzik ve dansı yalnızca bir meslek değil, toplumsal bir sorumluluk
Müzik ve Dans Mezunları Derneği Başkanı Defne Demirel, sanatta dayanışmanın önemini ve mezun sanatçıların yaşadığı sorunları STK Gündem’e yanıtladı.

1. Müzik ve dans sizin hayatınızda ne zaman sadece bir meslek değil, aynı zamanda bir sorumluluk hâline geldi?

Müzik ve dans, sanat eğitimi almaya başladığım küçük yaşlardan itibaren benim için her aşamada yalnızca bireysel bir üretim alanı olmayıp, çevremdeki tüm akraba ve arkadaşlarımla projeler yaptığım bir paylaşım alanı oldu. Öğrendiklerimi öğretme ve anında sahneleme hevesiyle başlayan kolektif sanat çalışmalarını, profesyonel sanat eğitimi ve eğitmenlik alanında geçen 34 sene takip etti. Öğretim görevlisi olduğum yıllarda genç mezunlar vermeye başladıkça onların yaşadığı zorluklara ve yalnızlık hissine yakından tanık oldum; bu alanın aynı zamanda bir sorumluluk taşıdığını çok net hissettim.

2. Müzik ve Dans Mezunları Derneği hangi ihtiyaçtan doğdu? Kuruluş sürecinde sizi bir araya getiren temel motivasyon neydi?

Dernek ihtiyacı, mezun sanatçıların sosyal güvencesiz, dağınık iş sahalarında part-time çalışmak durumunda kalması ve sorunlarının görünmez olmasından doğdu. Aynı sorunları yaşayan, benzer kaygılar taşıyan ancak birbirine temas edemeyen çok büyük bir kitle vardı. Bizi bir araya getiren temel motivasyon, bu yalnızlığı dayanışmaya dönüştürme isteğiydi.

3. Mezun sanatçıların bugün en çok karşılaştığı sorunlar neler? Bu sorunlar dernek çatısı altında nasıl ele alınıyor?

İstihdam güvencesizliği, sosyal hak eksikliği, proje üretme alanlarının sınırlılığı ve mesleki değersizlik hissi en yaygın sorunlar arasında yer alıyor. Dernek olarak bu konuları hem görünür kılmaya hem de ortak projeler, iş birlikleri ve hukuki-bilgilendirici çalışmalarla somut çözümler üretmeye çalışıyoruz.

4. Dernek olarak en çok önem verdiğiniz ve sizi en fazla heyecanlandıran çalışmalar hangileri?

Mezunları bir araya getiren üretim odaklı projeler. Atölyeler, sahne projeleri, yerel yönetimlerle yapılan ortak etkinlikler ve genç mezunlara alan açan her çalışma bizim için çok kıymetli.
Yaptığımız gönüllü projelerle sanatın şefkatli eli olmaya gayret ediyoruz. Darüşşafaka ve darülacezeler için Tango Historia Gönüllü Dans Grubumuz ile Sonsuz Aşk ve Şefkatli Kollar koreografilerini hazırladık. Önümüzdeki aydan itibaren bu projeler ile topluma destek çalışmaları alanında sahaya çıkmaya hazırız.

 

5. Siz Defne Demirel olarak dernek içinde hangi sorumlulukları üstleniyorsunuz? Bu süreç size kişisel olarak neler kattı?

Kurumsal yapılanma, içerik üretimi ve projelerin koordinasyonunda aktif rol alıyorum. Bu süreç bana yalnızca yöneticilik deneyimi kazandırmakla kalmayıp, kolektif düşünmenin ve birlikte üretmenin gücünü hatırlattı.

6. Genç müzik ve dans mezunları çoğu zaman yalnız kaldıklarını hissediyor. Sizce dayanışma bu noktada neden bu kadar önemli?

Çünkü sanat bireysel bir ifade olsa da sürdürülebilirliği kolektif yapılarla mümkün. Dayanışma, yalnız olmadığımızı hissettiriyor ve sanatçının hem psikolojik hem mesleki olarak ayakta kalmasını sağlıyor.

Defne Demirel

7. Sanatçıların sivil toplum içinde daha görünür olması sizce toplumsal olarak neyi değiştirir?

Sanatçılar görünür oldukça, sanatın “lüks” değil bir ihtiyaç olduğu daha iyi anlaşılır. Bu da toplumun kültüre, eğitime ve yaratıcılığa bakışını dönüştürür. Sanat ile ilgili projeler arttıkça, toplum olarak sanatsal bir yaşantıya geçmemiz ve barış içinde bir dünya algısı yeşertmemiz ütopik olmaktan çıkar.

8. Belediyeler, kültür merkezleri ve yerel yönetimlerle kurulacak iş birlikleri sanatçılar için nasıl fırsatlar yaratabilir?

Belediyeler, kültür merkezleri ve yerel yönetimlerle kurulacak iş birlikleri sanatçılara sahne, üretim ve iş alanları açar. Aynı zamanda sanatın daha geniş kitlelerle buluşması sağlanır ve yerel kültürel hayatı canlandırır.

9. Türkiye’de sanat ve sivil toplum ilişkisini nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce hangi alanlarda gelişmeye ihtiyaç var?

Bu ilişki hâlâ çok güçlü değil. Daha sürdürülebilir destek modellerine, sanatçı odaklı politikalara ve uzun vadeli projelere ihtiyaç var. Özellikle mezuniyet sonrası sanatçıların desteklenmesi, eğitmenlik dışında sanat yaparak geçimlerini sağlayabilecekleri kadrolu topluluklar oluşturulması gerekmekte.

10. Bugün bir müzik ya da dans mezunu bu röportajı okuyor olsa, ona tek bir cümleyle ne söylemek isterdiniz?

Yalnız değilsiniz; hayatın her alanını, yaşantıları ve estetik dokunuşlarıyla güzelleştirme misyonunu üstlenmiş üye sanatçılarımız ve aramıza yeni katılacak siz genç dostlarımızla, sanatın bereketli ovalarından aydınlık yarınlara ulaşmak dileğiyle… Birlikte…

 

STK Gündem olarak, bu kapsamlı ve samimi röportajda bizlerle düşüncelerini paylaşan, sanatın dayanışma gücüne dair değerli değerlendirmelerde bulunan Defne Demirel Hanımefendi’ye, verdiği içten cevaplar ve röportajımıza katılım sağladığı için teşekkür ederiz. Sanatın toplumsal hayattaki yerini ve mezun sanatçıların yaşadığı sorunları görünür kılan bu katkının, alana ışık tutmasını diliyoruz.