Üsküdar Belediyesi’nin hazırladığı belgesel, bu köyün ne kadar özel ve kıymetli olduğunu bana bir kez daha hatırlattı. Modern dünyanın koşuşturmacasından uzak, yavaş ama dolu dolu akan bir hayatın izlerini taşıyor Kurukol.
Belgeselde özellikle köyün kendine has mimarisi, yemyeşil yamaçlara kurulmuş evleri, çam ormanlarıyla çevrili patika yolları ve insanın içine işleyen sessizliği dikkat çekiyor. En çok etkileyen şey, orada yaşayan insanların hayata olan bakışıydı: sade, samimi ve özlemini duyduğumuz kadar gerçek.
Kurukol, sadece bir yerleşim yeri değil; aynı zamanda bir yaşam felsefesinin sürdüğü bir coğrafya. Geleneksel üretim yöntemleri, büyüklerinden miras kalan hikâyeleri hâlâ anlatan gençler, bayramlarda bir araya gelen aileler… Belgesel, bu atmosferi o kadar doğal ve içten aktarıyor ki, izlerken köyde geçen çocukluk anılarınıza dönebiliyorsunuz.
Üsküdar Belediyesi’nin bu tür yerleri görünür kılmak adına yaptığı belgesel çalışmaları gerçekten çok değerli. Çünkü bu gibi köyler, bir ülkenin kültürel hafızasını taşıyor; geleceğe yalnızca binalar değil, anlamlar da bırakıyor.
Eğer siz de bugünün hızlı dünyasında biraz durmak, nefes almak ve Türkiye’nin unutulmaya yüz tutmuş ama ruhu hâlâ dimdik ayakta kalan köylerini keşfetmek istiyorsanız, Kurukol’la tanışmak için bu belgeseli mutlaka izleyin.
🍃 Sessizlik, yeşillik, samimiyet… Hepsi bir arada, Kurukol’da.
